1 Kasım 2010 Pazartesi

Her istediğinin yapılabildiği disiplin şehri AMSTERDAM

Amsterdam havaalından ,ilginç taksilerine,güzel kızlarına ve çok karışık insan profili ile ilginç bir şehir.

İnsan şehre iner inmez,ayrı bir hava solumaya başlıyor sanki.Daha iyi veya daha kötü değil ama farklı.Bakılacak her yan ve merak edilen bir sürü söylentiyle beraber temizlik göz alıyor aslında.Sık kullanılan, gurbetçilerin çok söylediği beğeni hayranlık ifadelerinin, gerçekliği apaçık ortada işte...Bu dakikadan sonra aldığım suya ,pahalı olması sebebiyle gözüm gibi bakmam , taksilerin şıklıklarına bayılmam geldi...


Ve gideceğim yer için taksiyi çağırdım.Bir jeep bindiğim taksi..O an kendimi orayı satın almaya gelen biri ,bir pop yıldızı gibi hissetmeye başlıyorum. Taa ki aynadan şoförle göz göze gelip, Türk olduğunu anlayana kadar bu böyle devam etti. Bundan sonra  yurdum , ülkem , vatan millet Sakarya oldu bir anda duygularım. Sohbet muhabbet konuşma derken bir gerçekle yüzleştim. Askerde duyduğum ; Hemşehri, hemşehriyi  gurbette sever sözünün gerçekliğini , taksiye 25 euro yerine 46 euro verip anladım.


Karşıma bir anda çıkan mükemmel görüntü , kusursuz düzen ile biraz rahatladım . 5 gün aynı şehirde kalacağımı düşünüp, programımı uygulamaya başladım.




Şehir tarihi dokusunun  korunması için imar izni olmayan kısım ve gelişen ve genişleyen alan olarak iki ana kısımda oluşturulmuş.Tabii ki asıl gezilecek kısım tarihi dokunun içinde gizli.Red lights burada, kanallar burada , saraylar burada ....
Şehirde sınırsız bir özgürlük ve yaşayanlarda çok güçlü bir disiplin var.Şunu sordum acaba bu disiplin olduğu için mi özgürlük var? yoksa özgür olduktan sonra mı disiplinli oldular?Bu disiplin çevreyi koruma ve huzurlu yaşam için. Belki hepimizin içinde vardır bu ama görmediğimizden uygulayamadık.


Özellikle yaşayanların bisikleti birinci ulaşım olarak kullanmakta olduğu bir şehir Amsterdam.Şehir merkezinde büyük bisiklet parkları var iki ,üç katlı . İnsanlar buralar bisikletlerini bırakıyorlar ve yürüyorlar .


Her büyük şehirde olan metro buradada tabii ki var. Balık istifi gezmek mümkün.Ben nefret ettiğim bir hadise olduğundan pek kullanmadım . Metro gideceğin yere göre bilet aldığın bir sisteme göre kullanılıyor. Biletler makinadan alınıyor. Buraya kadar herşey tamam ama garip yanı herkes aynı yerden geçiyor ve en ucuzundan alıp en pahalıya gitmeyi engelleyecek tek mekanizma vicdan.Ben sadece bir kere kullandım . Bijlmer Arena durağında indim ve spor severler için kutsal olan bir mekanı canlı görmek istedim.


Gerçekten çok güzel bir mimari ,ihtişamlı bir yapı. Tabii ki alışveriş ettim . Keşke canlı olarak takımı da izleyebilseydim diye düşündürüyor varlığı stadın.


Amsterdam, çok renkli ,çok hareketli bir şehir. Ben huzurlu bir şekilde döndüm .Tavsiye ederim.


Sonuç;


Arkadaş grubu ve sevgiliyle gezmek için ideal bir şehir ama çoluk çocuk gitmeyin derim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder